İktidarın ekonomi dezenfeksiyonu yönünde yürüttüğü politikalar ile yükler ağırlaşırken, yüksek enflasyon, yüksek kira bedelleri, vergiler, SGK primleri ve enerji faturaları altında esnaf adeta eziliyor. Küçük işletmelerin dayanması gerektiği vurgulanırken, büyük sermaye ve zincir marketler için ise ayrıcalıklı bir alan açıldığı mesajı dikkat çekiyor.

İÇERİDEKİ DİKKAT ÇEKİCİ TEMALAR Dükkanlar birer birer kapanıyor; bu tablo münferit olaylar olarak görünse de sistemli bir yürüyüşün parçası olarak değerlendiriliyor. Yanlış faiz politikaları, plansız ekonomi ve üretim yerine rant odaklı yaklaşım, esnafın tasfiyesini adeta görünmez kılmıyor. Kapatmalar hakkında kamuoyunda yeterli destek paketi sunulmuyor; kira krizine karşı etkili bir adım ve borç yükünü hafifletecek uygulanabilir bir program da ön planda değil.

Yapılan gaflet çağrıları ve tolerans mesajları, esnaf için güven verici bir ortam oluşturmuyor. 102 bin 976 kepenkin kapanması sadece dükkanların kapanması anlamına gelmiyor; aynı zamanda istihdam, mahalle kültürü ve sosyal denge üzerinde de baskı kuruyor. Gün geçtikçe artan işsizlik ve artan yoksulluk tehlikesi, bu gidişatın sürdürülebilir olmadığını gösteriyor.

Asgari ücretten 1000 lira daha gitti
Asgari ücretten 1000 lira daha gitti
İçeriği Görüntüle

2026 yılının başında basit usul yerine gerçek usulde vergi uygulamasının gündeme gelmesiyle, taksi, minibüsçü, tamirci, lokantacı ve kuyumcu gibi yüz binlerce esnaf için vergi yükü daha da ağırlaşıyor. Bu karar, kepenk kapatan işletmelerin sayısını artırabilir ve mevcut zorlukları derinleştirebilir. Yetkili mercilerin, asgari ücretli ve emekliler gibi kırılgan kesimlerin ekonomik durumunu gözeterek adımlar atması bekleniyor.